zincir
Koskoca bulutlar var başımızda bazen masmavi olsalarda altında koskoca bi karanlık saklayan.
İnsanlar var yanımızda bazen yüzümüze gülselerde çoğunlukla arkamızdan konuşan.
Kötülüklere ağzını açmayan insanlar var birkaç iyi adamın arkasından iş çevirenlere göz yuman.
Havalarını başkalarına atan insanlar da var başkalarını kendi dumanlarıyla boğmaya çalışan.
Dua eden anneler peşimizde birkaç okunmuş pirinç boğazımızdan geçsin diye uğraşan.
Işıklar var,hayatımızda olmaya devam etsin istediğimiz,bizi ne zaman terk edicek diye beklediğimiz.
Ekranların hepsini zincirleyip atsak mı;içindekiler çıkar mı dışarı?
İstemediğimiz her şeyi hasıra sarıp mısıra mı yollasak?
Her sıkılan kendine küçücük bi köy mü bulsa yoksa?
Beni agresif yaptılar diyen herkes arkasına bakmadan mı kaçsa?
Dünyaya gelirken ne bekliyordum bilmiyorum.
Ama ne bulamadığımı biliyorum.
Sonsuz mutluluk tarlaları olsa mesela,kırmızı çilekler ve.
Kırmızı ışıkların altında yiyelim,yedikçe siz sarhoş,ben sarhoş.
Mutluluktan kalma olalım sabah.
Fırsatçılıktan,çıkarcılıktan değil.
Saçma sapan insanlar ve o saçma sapan insanların hayatımızda olmasını istemeyen iyi kişiler.
Her zaman kaybeden.
Paçalarımı bıraksın milyonlarca karanlık,
Gözlerimde dans etmesin korkutan yalnızlık.
Selam ederim tüm hayatlara.
Yalnız ve uzaktan gelen çığlıklarla dolu,bakışlara..




